REMZİ'DE ÇOK SATANLAR

29 Mart-05 Nisan 2021
TÜRKÇE
İNGİLİZCE
2020
TÜRKÇE
  1. Veba Geceleri

    Orhan Pamuk

      (Yapı Kredi Yayınları)
  2. Empedokles’in Dostları

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  3. Var mısın?

    Doğan Cüceloğlu

      (Kronik Kitap)
  4. Parsel Parsel

    Murat Ağırel

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  5. Seyir

    Piraye

      (Mona Kitap)
  6. Bir Kadın Plan Yaparsa

    Maye Musk

      (Destek Yayınları)
  7. Pusula

    Sinan Meydan

      (İnkılâp Kitabevi)
  8. Dört Anlaşma

    Don Miguel Ruiz

      (Ötesi Yayıncılık)
  1. Outliers

    Malcolm Gladwell

      (Penguin)
  2. Dune

    Frank Herbert

      (Hodder & Stoughton)
  3. Life 3.0

    Max Tegmark

      (Penguin)
  4. Fahrenheit 451

    Ray Bradbury

      (HarperCollins)
  1. Bir Nefes Gibi

    Ferzan Özpetek

      (Can Yayınları)
  2. Uygarlıkların Batışı

    Amin Maalouf

      (Yapı Kredi Yayınları)
  3. Sarmal

    Murat Ağırel

      (Kırmızı Kedi Yayınları)
  4. Dört Anlaşma

    Don Miguel Ruiz

      (Ötesi Yayıncılık)
  5. Leylan

    Selahattin Demirtaş

      (Dipnot Yayınları)
İyi bir kitap hakiki bir hazinedir.

John Milton
Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya
ISBN: 978-605-298-772-8
Sayfa Sayısı: 321
Ebat: 135 x 195 mm

Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya

Müjdat Gezen



Müjdat’la Fatih’te doğduk, Karagümrük Ortaokulu ve Vefa Lisesi’nde okuduk. Bu nedenle birçok ortak arkadaşımız oldu. Geçenlerde bunlardan biri olan Ataman’la (Dilgin) konuşuyorduk. Söz döndü dolaştı, her zaman olduğu gibi Müjdat’a geldi. Onun tiyatroya, öğrenci yetiştirmeye, eğitime ve iyiliklere adanmış yaşamından söz ederken, nasıl oldu anlamadım, ikimiz de aynı anda “Müjdat adamdır. Hem de çok iyi bir adamdır” dedik.

TRT’de çalışırken Tunceli Ovacık’a gitmiştik. Bizi Munzur Nehri’nin kırk gözeden adeta süt gibi, bembeyaz köpükler saçarak doğduğu yere götürdüler. Eğilip kana kana içtiğim çok soğuk ve berrak suyun tadını hâlâ damağımda hissederim.

Ben Müjdat’ın hayatını, o kaynaktaki gibi hiçbir kirin karışmadığı bir akarsuya benzetirim. Kitabı okurken gürül gürül akmaya devam eden bu tertemiz sudan, siz de bir yudum alacak ve tadına doyamayacaksınız…

Gözle görünmeyen ölümcül virüsle savaştığımız süreçte yayımlanan bu kitabın en sevdiğim yanı; hem kolay okunması hem de umut verici olması… “Umutsuz yaşanmaz. Hele bir sanatçının umudu yoksa geleceği de yoktur. Umut sanatın ekmeğidir, suyudur. Umutsuz olursan sanat yapamazsın. Sanat umutla beslenir. Gıdasıdır umut sanatın. Sanatçı hiçbir durumda umudunu yitirmez. Çünkü umut biterse dünya durur. Umut ayrıca emek de ister. Emeksiz olmaz. Hayat da emek ister” diyor Müjdat. Ve hayata verdiği emeği anlatıyor. Son dönemde emeğine yapılan haksızlığı da…

Büyük konuşmadan, ahkâm kesmeden, bilgiçlik taslamadan, tam tersine kendisiyle dalga geçerek hayatından kesitler, anılar ve dostlarından portreler sunuyor. Ben dört saatte bitirdiğimde içimden “Keşke daha çok yazsaymış” dedim. Bakalım siz ne diyeceksiniz?..

Uğur Dündar